
sadece bir tarih olmasıyla değil, mimarinin en güzel örneklerinden olmasıyla değil, istanbul'un simgelerinden olmasıyla da değil. türk filmlerinde istanbul'a oradan adım atılmasıyla ya da klişeleşmiş sahnelerin başrolünü oynamasıyla değil. onu Haydarpaşa yapan, gerçek İstanbul severlerin gönlünde taht kurması bu özelliklerinden hiçbiriyle sınırlandırılmamalı. Haydarpaşa ya orası, illa şu ya da bu sebeple mi kalmalı ayakta, hayır. yalnızca varoluşyla bile İstanbul'un canına can katıyor bu tarihi güzellik. Kadıköy'ün karmaşası oraya baktığın an geride kalıyor çünkü orada bir şaheser var, tarihinde barındırdığı olaylar, görüp geçirdiği zamanlar değil, orada bir kale gibi dimdik durması, bize hala güzelliklerin kaldığına dair umut aşılıyor ve ufacık hüzün dalgasıyla koskocaman bir sevgi duygusu uyandırıyor. Evet Haydarpaşa bizim için çok önemli. Biz İstanbullular, Kadıköylüler için bir mabet orası. Evet onu yakmaya çalışanları kendi ellerimizle yakabilecek kadar bağlıyız biz tarihimize, eserimize, sembolümüze. Sembol çünkü kımıldamadan kendini geliştirebilen, ses çıkarmadan konuşan ve karanlıklarda ışıl ışıl parıldayan çok da fazla simgemiz yok şu İstanbul karmaşasında.
Hangi para, hangi dandik otel, ya da hangi ultralüks mükemmel palaslar değer bir tarihi ayaklar altına almaya? hiç. vicdan sahibi olan hiçbir yaratılış oraya elini sürmeye cesaret edemez. ne allah korkusu ne linç edilme korkusu olmalı onu bundan alıkoyan. insan olmanın gereklerinden sadece, saygı, sevgi barındırmıyorsan bile, insanlık barındıracaksın, doğanı reddetmeyeceksin. ha reddediyorsan da, sonuçlarına katlanacaksın. çünkü sen saçmasapan emellerin uğruna bizim mabedimizi yıkıp geçersen, insanlığı da yıkıp geçmiş olursun ve karşına milyonları alırsın. babanın evi olsa yıktırmayız, yıkarsan da yapacağını yıkarız. belki yıkamayız, ama nefretimiz peşini bırakmaz, bundan da emin olabilirsin.
Haydarpaşa, yüzyıllarca daha İstanbul'un, İstanbullu'nun simgesi olmaya devam edecek, sen onu yaksan da, yıksan da, sevsen de, sevmesen de. Bizim onunla beraber yanan yüreğimiz yeter, en azından insan olduğunun bilincinde olan milyonlarımız yeter.
Eğer ki şu alevler içindeki yaşlı Haydarpaşa'ya bakarken için acımıyorsa, varsın sen kendini tatmin et, sen bizim gözümüzde evcilleşmesi imkansız yabani hayvanın en önde gidenisin.